Gıdı Lipolizi Nedir?

BlogGıdı Lipolizi Nedir?
gıdı lipoliz nedir

Yaşlanma dermisin altında bulunan ve tüm yüzde eşit bir dağılım gösteren cilt altındaki yüz yağının yer değiştirmesine neden olabilir. Boyunda platisma adı verilen çok küçük ve önemli bir kas bulunur. Bu kas yaş almayla birlikte cildin elastikiyetini kaybetmesine ve rahatsız edici gıdıların oluşmasına bağlı olarak hacmini ve kıvamını kaybeder.

İnsan cildi kuru ve ince bir yapıya sahiptir. Cilt yapısının korunmasını sağlayan kolajen ve elastin gibi yağ ve bağ dokusu proteinleri yaş almaya bağlı olarak yok olabilir. Bunun yanı sıra güneş ışınlarının zararlı etkileri, fazla kilodan kaynaklanan cilt altı yağ birikimi, hücre ölümleri ve benzeri etkenler cildin doğal formunu korumasını zorlaştırabilir. Bunun sonucunda cilt dolgunlaşarak etkinliğini kaybeder. Yanaklarda ve ağız çevresinde bulunan cilt yer çekiminin etkisiyle savunmasız hale gelir, çene altındaki bölgede gıdı olarak adlandırılan kötü görünümlü ve şişkin bir yapı oluşur. Buna bağlı olarak kişide çene hatları belirsizlik kazanır. 

Gıdı lipoliz çeşitli nedenlere bağlı olarak gıdı bölgesinde meydana gelen fazla yağlanmanın ve sarkmanın giderilmesi için ultrasonik ses dalgaları ya da lazerle bölgedeki deri altı yağlarının eritilmesi için uygulanan bir prosedürdür. Bu prosedürde eritilen yağlar herhangi bir müdahale gereksinimi olmadan vücut tarafından dışarı atılır. 

Gıdı lipoliz yaş ve cinsiyet gözetilmeksizin gıdı bölgesinin görünümü ile ilgili sorun yaşayan ve uygulamaya engel bir durumu olmayan herkese uygulanabilir. Gıdı, çene hattı ve boyun bölgesinin tedavisi için gıdı lipoliz prosedüründen yararlanılabilir.

Gıdı Lipolize Neden İhtiyaç Duyulur?

Gıdı lipoliz fazla yağların çeşitli yöntemlerle eritilmesi ve vücut dışına atılması yoluyla deri altı yağlarından kurtulmayı sağlayan en etkili prosedürlerden biri olduğundan son zamanla sıklıkla uygulanmaktadır. Gıdı lipoliz tekniğinin özelliği eritilen yağların herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan vücut tarafından emilmesi ve idrar yoluyla dışarı atılmasıdır.

Cerrahi bir prosedür olmadığından son derece avantajlı bir yöntem olarak kabul edilen gıdı lipoliz konforlu ve hızlı bir iyileşme süresine sahiptir. Küçük alanlara uygulanabilen yöntemin diğer bir avantajı ciltte sıkılaşma etkisi oluşturmasıdır. Hasta gıdı lipoliz uygulamasından sonra günlük hayatına kısa sürede dönebilir. Prosedürün uygulama bölgesinde minimum düzeyde sarkmaya neden olması da büyük talep görmesinin nedenleri arasında sayılabilir.

Kişini gıdı bölgesinin belirgin olması yüzün daha kilolu, yuvarlak ve yaşlı görünmesine neden olabilir. Gıdıda ortaya çıkan yağlanma yüzün ve boyun bölümünün bir bütün halinde görünmesine neden olabilir. Bunun sonucunda kişinin yüzü boynu daha büyük boynu daha kısa görünmeye başlar. Gıdıdan alınan yağ dokusu kişinin gıdı hattının yeniden şekillendirilmesini ve estetik bir görünüm kazanmasını sağlar. Boyun ve yüz arasındaki geçişin belirgin bir hale gelmesiyle kişi daha genç ve zayıf bir görünüme sahip olur. 

Gıdı lipoliz prosedürünün; çeşitli nedenlere bağlı olarak gıdı bölgesinde aşırı yağlanma olan, gıdı bölgesinde aşırı kilo kaybı nedeniyle sarkma meydana gelen, yer çekiminin ve yaş almanın etkisiyle gıdısı sarkan, boyun bölgesi dokuları yıpranma nedeniyle elastikiyetini kaybeden, boyun bölgesinde sigara kullanımının olumsuz etkileri nedeniyle deformasyon oluşan ve genetik yatkınlık dolayısıyla gıdı bölgesinde erken sarkma görülen kişilere uygulanması mümkündür.

Gıdı lipoliz hızlı ve kolay bir şekilde uygulanabildiğinden uygulama öncesinde herhangi bir hazırlık sürecine gereksinim yoktur. Lazer uygulanacak olan bölge lokal anestezi ile uyuşturularak kişinin uygulama sırasında lazer ışınlarının etkisinden korunması sağlanır. 15 ile 60 dakika arasında değişen sürelerde gıdı lipoliz seansları tamamlanır. Prosedür esnasında yağ birikimi olan bölgeye diod lazer uygulanır. Yağ dokusunun tüm katmanları lazerle taranarak yağ hücrelerinin zarları tahrip edilir ve yağlar parçalanır. Esnekliğini kaybetmiş haldeki bağ dokusu ve kolajenler parçalanır. Yeni bağ dokusu ve kolajen üretimi tetiklenir. 

Lazer ile eritilmesi sağlanan yağların vücut dışına çıkarılması için bir cerrahi prosedür uygulanmaması klasik liposuction tekniği ile aradaki önemli bir farktır. Eritilmiş olan yağlar zaman içinde kana karışmaya başlar. Ortalama 3 aylık bir zaman dilimi içinde idrar yoluyla vücuttan dışarı atılır. Gerekli görülmesi halinde liposuction prosedürünün temelini oluşturan kanüller aracılığıyla yağların dışarı çıkarılması da tercih edilebilir. Ancak bu durumda kullanılacak olan kanüllerin çok daha ince bir yapıda olması gerekir.

Gıdı Lipoliz Sonrası

gıdı lipoliz sonrası

Lokal anestezi altında uygulanan gıdı lipoliz prosedüründen sonra hasta 7 gün aralıksız, sonraki 2 hafta yalnızca geceleri gıdı maskesi kullanmalıdır. Bu sayede yağ alımı işleminden sonra uygulama bölgesinde meydana gelen ödemin kolayca dağılması sağlanır. Deri sıkılaştığı gibi yukarıdaki yerine uyum sağlaması da kolaylaşır. 

Gıdı lipoliz prosedüründen sonra hafif bir ağrı hissedilebilir. Bu durumda basit ağrı kesiciler kullanılması etkili bir çözümdür. Morluk ve ödem oluştuysa 1 hafta içerisinde kendiliğinden düzelecektir. Uygulamadan sonraki 2 gün bölgeye su değdirmemeye özen gösterilmelidir. Gıdı lipoliz işleminden sonraki 3 ay içinde bölgenin tamamen toparlanması ve bağ dokusunda iyileşme sağlanması ile kalıcı sonuçlar gözlemlenebilir.

İletişim Formu

    Post a comment

    Gönder & Send
    TR: Merhabalar, size nasıl yardımcı olabiliriz?
    EN: Hello, How may I help you?