Yüz Dolgusu Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

BlogYüz Dolgusu Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
yüz dolgusu sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Yüz dolgusu yüz bölgesinin doğal güzelliğini korumak, geliştirmek ve kırışıklık görünümünü azaltmak amacıyla uygulanan etkili bir medikal estetik prosedürdür. Dermal dolgu maddelerinin yüzdeki belirli bölgelere enjekte edilmesi yoluyla pürüzsüz ince çizgilerin ve derin kırışıklıkların bulunduğu dudakların dolgunlaştırılması, elmacık kemiklerine hacim kazandırılması ve çene hattının geliştirilmesi mümkün olabilir. Bu doğrultuda, yüz dolgusunun uygulama bölgesine hacim eklemek ve simetri kazandırmak amacıyla uygulandığı söylenebilir. Alanında uzman ve deneyimli doktorlar tarafından planlanan ve uygulanan yüz dolgusu prosedürü sayesinde daha canlı, genç ve doğal bir görünüme kavuşulabilir.

Yaş almaya bağlı olarak ciltte meydana gelen problemlerin temel nedeni, doku ve hacim kaybıdır. Yüz dolgusu enjeksiyonu bu kayıpları gidermek için hedef bölgedeki çizgileri ve kırışıklıkları destekler. Cildin toparlanması sürecini de destekler. Aynı zamanda kolajen üretimini destekler ve daha genç bir cilt görünümüne erişmeye yardımcı olur.

Vücuda herhangi bir zararı olmayan yüz dolgusu prosedürü kapsamında genellikle hyaluronik asit içeren dermal dolgu maddeleri kullanılır. Bu maddelerin hedef bölgeye enjekte edilmesi yoluyla kırışıklık görünümünü azaltmak, uygulama bölgesini şekillendirmek ve hacim kazandırmak mümkündür. Yüz dolgusu tedavisinden etkili sonuçlar almak için alanında uzman ve deneyimli doktorlardan hizmet alınması, aynı zamanda uygulama sonrası erken dönemde bazı unsurlara dikkat edilmelidir. Bu sayede yüz dolgusu prosedüründen optimum fayda sağlanması söz konusu olabilir.

Kullanılan Madde Nedir?

Yüz dolgusu prosedüründe hyaluronik asit, kalsiyum hidroksit apatit kristalleri, silikon, kolajen, akil içeren maddeler ve poliakrilamidler kullanılabilir.

Hyaluronik Asit

Hyaluronik asit vücut dokularının ana yapı taşlarından biri olup kolajen üretimini destekler. Günümüzde en çok tercih edilen dolgu türü hyalyuronik asittir. Hyaluronik asit bazlı dolgu maddeleri, streptokok olarak adlandırılan bakteri türünün fermantasyonuyla laboratuvar ortamında elde edilir. Daha sonra saflaştırılıp çapraz bağlar eklenir ve vücutta daha uzun süre kalması sağlanır.

FDA onaylı dolgu maddeleri nadiren reaksiyona yol açabilir. Vücutta doğal olarak hyaluronik asit bulunduğundan hyaluronik asit bazlı dolgu maddelerinin alerjik reaksiyona neden olma riski son derece azdır. Hyaluronik asit bazlı dolgu maddelerinin burun, göz çevresi, eller ve alındaki ince kırışıklıkları tedavi etmek için kullanılabilir.

Kalsiyum Hidroksi Apatit Kristalleri

Kalsiyum hidroksit apatit kristalleri vücutta yoğun bir kolajen artışı sağlar. Daha sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt elde etmek için kalsiyum hidroksit apatit kristalleri sıklıkla kullanılır. Hem kalıcılığı fazla olduğu hem bağışıklık sistemi tarafından yok edilebildiği için kullanım sıklığı fazladır. Şu ana kadar bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

Kalsiyum hidroksit apatit kristalleri, hyaluronik asit bazlı dolgu maddelerine göre daha kalın bir dolgu maddesi olma özelliğine sahiptir. Bu nedenle yüzdeki derin olukları doldurmak, yüzü şekillendirmek, burun kenarındaki çizgileri gidermek, elmacık kemiklerini belirginleştirmek, çene ve burun bölgelerini yapılandırmak için yoğun bir şekilde kullanılır. Kolajen artışını teşvik etmesi ve alerji riski taşımaması nedeniyle tercih edilebilir.

Silikon

Yüzde oluşan kırışıklıkları gidermek için 1960’lı yıllardan beri silikon kullanılıyor olmasına karşın, son yıllarda uygulamalarda iyileşmeyen yaralar ve sertlikler oluşması dolayısıyla popülerliğini kaybetmiştir. Silikon dolguların yerini zaman içerisinde daha doğal yüz dolgusu maddelerine bırakmış olduğu bilinmektedir.

Kolajen

Kolajen 1980’li yıllardan sonra yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmış olup ana kaynağı sığır olduğundan zaman zaman alerjik reaksiyona yol açabilir. Alerjik reaksiyon riskinin tespiti için kol içine bir miktar enjeksiyon yapılsa da, kesin sonuç alınamaması mümkündür. Kalıcılığı az olduğu ve alerjik reaksiyon riski bulunduğu için kolajen duygular günümüzde kullanılmaz.

Akril İçeren Maddeler ve Poliakrilamidler

Sentetik maddelerden oluşan bu dolgu maddeleri 3 ila 5 yıl kalıcılığa sahiptir. Ancak sentetik bir madde olduğu için alerjik reaksiyona, ülsere ve yabancı isim reaksiyonlarına neden olabilir. Bu yüzden kullanım alanı son derece sınırlıdır.

Dolgu Maddesi Enjeksiyonu

Yüz dolgusu prosedürü kapsamında dolgu maddesi enjeksiyonu yapılmadan önce hedef bölgeye lokal anestezi uygulandığından hasta ağrı ya da acı hissetmez. Uyuşma sağlanınca dolgu maddesi iğne ya da mikro kanüller aracılığıyla cilt altına enjekte edilir. Mikro kanül kullanımı sinir ya da damar hasarı oluşturmayacak komplikasyon riskini, morluk ve ödem oluşumunu azaltır.

yüz dolgusu sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Dolgu Uygulaması Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Yüz dolgusu cerrahi bir prosedür değildir, herhangi bir kesi ya da dikiş gerektirmez. Ayrıca genel anestezi yapılması da gerekmez. Bununla birlikte uygulamadan önce kan sulandırıcı ilaç ve alkol kullanımının bırakılması önerilir.

Yüze Dolgu Öncesi Cilt Bakımı Tavsiyeleri

Yüze dolgu uygulamasından optimum fayda sağlamak ve potansiyel komplikasyonları engellemek için prosedürden önce ve sonra doğru bir cilt bakımı yapılmalıdır. Dolgu öncesi doğru cilt bakımı sayesinde bölge iyi bir şekilde hazırlanabilir.

Dolgu maddesinin enjekte edildiği sırada ve sonrasında morarma ve kanama riskini artırabileceği için uygulamadan en az bir hafta önce aspirin ve diğer ka sulandırıcı özelliğe sahip ilaçların kullanımına ara verilmelidir.

Cildi kurutup morarmaya yatkın hale getirebileceğinden işlemden önceki günlerde alkol ve kafein tüketilmemeli, bol bol su içilmelidir. Ayrıca uygulamanın yapılacağı bölgeyi sağlıklı ve esnek tutabilmek için doktorun önerdiği bir nemlendirici kullanılmalıdır.

Yüze Dolgu Sonrası Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

Yüzde dolgu sonrası iyileşme sürecini belirleyen en önemli faktörlerden biri doğru bir cilt bakımı yapılmasıdır. Bunun için uygulamayı gerçekleştiren doktorun önerilerine eksiksiz bir şekilde uyulmalıdır. Ayrıca doktor kontrollerini aksatmamak uzun süreli sonuçlar almaya yardımcı olabilir.

Yüz dolgusu prosedüründen sonra uygulama alanı yoğun dereceli ısıya maruz bırakılmamalıdır. Bunun için sauna, solaryum ve hamam gibi alanlardan uzak durulmalıdır. Yine yüz dolgusu prosedüründen sonra ilk birkaç saat boyunca cildi yıkamamaya ve duş almamaya özen gösterilmelidir. Olası bir enfeksiyon gelişmesi riskini önlemek için uygulamadan sonraki birkaç gün boyunca havuza ve denize girilmemelidir.

Cildin tedaviye iyi yanıt vermesi ve prosedürden optimum fayda sağlanması için uygulama sonrası erken dönemde yorulmaya neden olabilecek ağır egzersizler yapılmamalıdır. Olumsuz etkileri nedeniyle alkol ve sigara tüketimine de ara verilmelidir.

Yüzde dolgu prosedüründen sonra erken dönemde yüz ağdası, peeling ve diğer cilt tedavilerinden uzak durulmalıdır. Herhangi bir yüz bakımı uygulamasından önce mutlaka doktor onayı alınmalıdır. Ayrıca makyaj sırasında kullanılan malzemeler dolgu yapılan bölgede tahrişe neden olabileceğinden prosedürden sonraki en az 1 gün boyunca makyaj yapılmamalıdır.

Tedaviyi takiben gün boyu her saat başı 10 ila 15 dakika süreyle soğuk kompres yapılabilir. Bu uygulama şişliği azaltabilse de cilde doğrudan buz uygulanmamalıdır.

Yüze Dolgu Sonrası Sonuçlar

Yüze dolgu yapıldıktan sonra tatmin edici sonuçlar alınması için iyi bir cilt bakımı uygulanmalıdır. Dolgu uygulanan bölgede az miktarda şişlik görülebildiğinden tam sonuçların 1 aydan önce kontrol edilmesi faydalı değildir. Ödem tamamen geçmeden sonuçlar sağlıklı bir şekilde değerlendirilemez. Yüzdeki simetrik görünümün tamamen oturması için 1 aya ihtiyaç vardır. Yeniden dolgu uygulanması söz konusu olacaksa, ilk tedaviden sonra en az 2 ay beklenmelidir.

İletişim Formu

    Post a comment

    Gönder & Send
    TR: Merhabalar, size nasıl yardımcı olabiliriz?
    EN: Hello, How may I help you?